Genel

“Bir Seansla Değişebilir miyim?” Sorusu ve Gerçek Değişimin Doğası

“Bir Seansla Değişebilir miyim?”

Sorusu ve Gerçek Değişimin Doğası

Terapiye gelen birçok kişi, ilk görüşmede aynı soruyu sorar: “Bir seansla değişebilir miyim?”

Bu soru, çoğu zaman sadece bir merak değil; içinde umudu, yorgunluğu ve çaresizliği de taşır.

Çünkü kişi genellikle terapiye “artık başka çarem kalmadı” noktasında gelir. Yıllarca bastırdığı duyguların, birikmiş stresin ya da ilişkisel yaraların hemen hafiflemesini ister. Bu istek çok insancadır ama değişim, ne yazık ki tek bir görüşmeyle olmaz çünkü insan zihni bir günde yaralanmadı, bir günde de iyileşmez.

Bir seans elbette önemlidir.

İlk seans, kişinin kendini ifade ettiği, görünür olduğu, “anlaşıldım” duygusunu ilk kez yaşadığı andır. Bu bile çoğu zaman rahatlama yaratır fakat bu rahatlama, değişimin başlangıcıdır; değişimin kendisi değil.

Aile Danışmanı | Psikolog Yağmur Kileci

Psikoterapi, sinir sistemi düzeyinde ve duygusal öğrenme üzerinden işleyen bir süreçtir.

Yani sadece konuşarak değil, zamanla beynin güvenlik algısını yeniden yapılandırarak etki eder. Örneğin, travma yaşamış bir bireyin “artık güvendeyim” duygusunu hissetmesi için beyin tekrar tekrar aynı güvenli ortamı deneyimlemelidir. Bu nedenle terapi, bir sihirli dokunuştan ziyade, tekrarlayan güvenli karşılaşmalarla yeniden yapılanma sürecidir.

Değişim, farkındalıkla başlar ama süreklilikle büyür. Kişi kendi duygularını anlamayı, düşünce kalıplarını fark etmeyi, geçmişle bugünü ayırmayı öğrendikçe zihinsel esnekliği artar. Ve bu noktada artık “nasıl iyi olurum” değil, “kendime nasıl daha iyi yaklaşırım” sorusu devreye girer. İyileşme, bir varış değil; kendine dönen bir yolculuktur. Bazen ilk seans sadece bir kapıyı aralar ama o kapıdan içeriye her adımda, kişi kendine biraz daha yaklaşır. Bir seansla değişemezsin belki ama o seans kesinlikle değişimin başladığı yerdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir