İlişkilerde Tartışma Dili
İlişkilerde Tartışma Dili
‘’Bizim mükemmel bir ilişkimiz var, asla tartışmayız.’’ Bu cümleyi duyduğumuzda pek çoğumuz imreniriz ancak gerçekçi baktığımızda burada bir problem vardır. Çünkü tartışmanın olmadığı bir yerde fikir yok demektir. Çiftlerden biri duygusunu bastırıyor, düşüncelerini anlatmaktan, fikrini söylemekten kaçınıyor demektir. Bu yüzden tartışmaları normal görmeliyiz. İki insanın olduğu her yerde fikir ayrılığı da olur, duygusal farklılıklar da. Asıl olan tartışmanın kendisi değil, tartışmanın dilidir. Bir ilişkide tartışmak, o ilişkinin kötüye gittiği anlamına gelmez. Aksine sağlıklı bir tartışma, iki insanın birbirini anlamaya çalıştığı bir dinamiktir. Ancak bazen bu dinamiğin dili değişir; “birlikte çözmekten” çıkıp “birbirini yenmeye” dönüşür işte bu, çiftleri birbirinden uzaklaştıran sağlıksız bir tartışma dilidir. Yani ilişkilerde uyum, tartışmamakla değil, nasıl tartıştığınızla ölçülür.
Zihnin içinde sürekli bir ses vardır:
“Sen zaten hep böylesin.”, “Sen beni hiç anlamıyorsun.”, “Senin yüzünden tartışıyoruz.”
Bu cümleler karşı tarafı savunmaya iter; köşeye sıkıştırır ve karşılığında bize yöneltilen ‘’sen de ‘‘ diye başlayan cümleler doğurur.
Halbuki amaç köşeye sıkıştırmak değil, ortak bir nokta bulmaktır. “Ben’’ dili hem duyguları açıklar hem de karşıdakini suçlamadan iletişim kurmayı sağlar: “Böyle olduğunda kendimi dışlanmış hissediyorum.”, “Bu durum beni incitiyor.”, “Birlikte konuşmamızın iyi geleceğini düşünüyorum.”