Genel

Tükenmişlik Hissi: Sürekli Yorgun Olmanın Altındaki Nedenler

Tükenmişlik Hissi:

Sürekli Yorgun Olmanın Altındaki Nedenler

Sabahları uyanmak zor geliyor, bir şeyler yapmak istiyorsun ama içinden hiçbir şey gelmiyor. Sevdiğin şeyler bile artık heyecan vermiyor, sürekli bir yorgunluk hali var. Aslında bu, bedenin değil ruhun dinlenmek istediğinin bir işaretidir. Tükenmişlik hissi, yalnızca fiziksel yorgunluk değil, duygusal ve zihinsel bir bitkinliktir. Uzun süre boyunca güçlü olmaya çalışmak, herkese yetişmek, her şeyi kontrol etmek isterken fark etmeden kendi iç sesini kısmaktır. Bir noktadan sonra artık “başarmak” bile tat vermemeye başlar, çünkü içsel motivasyonun yerini sadece devam etme mecburiyeti almıştır. Bu durum genellikle “dayanıklı” ve “sorumluluk sahibi” insanlarda görülür. Yani, duygularını bastırmaya, her şey yolundaymış gibi davranmaya alışmış kişilerde ama gerçekte içten içe büyük bir tükenme vardır, bu bir bataryayı hep dolu gördüğün için o cihazın artık şarj olmadığını fark etmemek gibidir.

Tükenmişliğin sadece iş yaşamında değil, ilişkilerde, aile içinde, hatta kendinle olan ilişkinde bile ortaya çıkabileceğini unutmamak gerekir. Sürekli “iyi bir partner”, “iyi bir çocuk”, “iyi bir çalışan”, “iyi bir insan” olmaya çalışırken insan kendisiyle bağını kaybeder. Ve bir süre sonra şu cümle dökülür dudaklardan:

“Artık hiçbir şey hissetmiyorum.”

Tükenmişliği tetikleyen şeyler kişiden kişiye değişir. Ama genellikle kökünde kendine yeterince alan tanımamak vardır. Kendine zaman ayırmayı bencillik sanmak, “dinlenmeyi” suçlulukla karıştırmak, her şeye yetişmeye çalışmak…Ve tabii ki duygularını sürekli ertelemek.

Bir diğer önemli etken ise duygusal ihmaldir.

Kendine uzun zamandır “ne hissediyorum, neye ihtiyacım var?” diye sormadığında, içsel bir uzaklaşma başlar. O uzaklaşma da zamanla boşluk hissine, ardından da tükenmeye dönüşür.

Aile Danışmanı | Psikolog Yağmur Kileci

Peki bu döngü nasıl kırılır?

İlk adım, bu hali fark etmek ve kendi sınırlarını kabul etmektir. Hiç kimse her zaman üretken, mutlu ya da güçlü olmak zorunda değildir. Bazen sadece durmak, hiçbir şey yapmadan nefes almak bile bir iyileşmedir. Tükenmişliği aşmanın yolu, “daha fazlasını” yapmak değil, “artık yeter” diyebilmektir. Kendine karşı şefkatli olmayı, “yetişemedim” dediğinde kendini suçlamamayı öğrenmektir. Ve bazen sadece sessiz kalmak, hiçbir şeyi çözmeye çalışmadan hissetmeye izin vermektir. Unutma, tükenmişlik zayıflık değil; uzun süredir kendini duymadığının bir işaretidir. Ve bazen en büyük güç, “artık duruyorum” diyebilmekte saklıdır.

“Yorgun değilsin aslında, sadece uzun süredir kendini duymuyorsun.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir